Web sitenizden MP3 dinletmek için bir çok farklı yol var. Burada bahsedeceğim kodlarla youtube, dailymotion vs. tarzındaki siteleri ve Quicktime, Media Player gibi objectleri kullanmadan herhangi bir kaynakta bulunan müzikleri ziyaretçinize dinletebilirsiniz. Bu hazır FlashPlayerler sayesinde bu işi kolaylıkla yapabileceksiniz. Yazının tamamını okuyun »
Arama motoru optimizasyonu İngilizce olan search engine optimization (seo)’nun Türkçesidir. Websitenizin arama motorlarında kolay görünür hale getirilmesi ve istediğiniz arama sonuçlarında üst sıralarda çıkartılması işidir. Sitenize kaliteli ziyaretçi çekmek için uygulanabilecek en iyi yol arama motoru optimizasyonu yaptırmaktır.
SEO bir günde yapılıp netice alınabilecek bir iş değildir. Belirli bir ilerleme takvimi belirlenmeli ve adımlar bu takvim dahilinde atılmalıdır. Aşırıya kaçarak yapılacak her türlü işlem sitenizin arama motorlarından silinmesine sebep olabilir. Dolayısıyla titiz bir çalışma gerektirmektedir.
Tüm dünyada ve Türkiye’de en çok kullanılan arama motoru Google olduğu için bu optimizasyonlar genellikle Google’nin kriterlerine göre yapılmaya çalışılır. Bahsedilen bu kriterler yüzlercedir. Tam olarak hangi kriterlerin bulunduğu ve bu kriterlerden hangisinin ne kadar işe yaradığı tam olarak asla bilinememektedir. Bunun sebebi ise arama sonuçlarında manipülasyon yapmak isteyebilecek kişileri engellemektir. Tüm bu sebeplerden dolayı SEO bir deneme yanılma başka bir deyişle tecrübe işidir. Her gün yeni teknolojilerin eklendiği, bazı değişimlerin olduğunu da göz önünde bulundurulursa herkesin yapabileceği bir iş değildir.
Hayat sisli bir yol misali uzanıp gidiyor.
Ne yürüyüp gideceğin yolu görebiliyorsun;
Ne de arkanda bıraktıklarının akibetini.
Durmak, geri dönmek istersen, katiyen yasak;
Yollar da kayıp zaten, meçhullere karışmış.
Zaman kayıp gidiyor ayaklarının altından, çaresiz.
Her şeye rağmen bir hayli eminsin seçimlerinden!
Aldatılıyorsun, sana sunulmuş seçeneklere bakarak,
Böyle yaparsan böyle, şöyle yaparsan şöyle olurmuş,
Hayat oyunmuşçasına geliştiredur kendini, kasarak!
Programlanmışlığına rağmen, şüphen yok orjinalliğinden!
Nerden geldin ey dost nereye gidiyorsun?
Sen hayatı hala bir oyun mu zannediyorsun?
Zaman, akıp geçiyor asla ve kata durmaz,
Oynadığın bu oyunlar sana bir kâr koymaz!
Yürüdüğün bu yol inan ki sana özel,
Kimse bilemez kim akıllı kim ahmak,
Her şey sende biter, her şey seninle güzel,
Çoktan seçmeli bir soru değil yaşamak!
Eylül 29th, 2010
Benden | etiketler:
hayat |
1 Yorum

Geçtiğimiz Pazar günü TRF1 Karting Ligi 2009 sezonunun nihayet final yarışını yapabildik ve sezonu tamamladık. Bazı ciddi problemlerin yaşandığı sezonu hayırlısıyla bitirebildiğimiz için mutluyum şahsen
Ligi şampiyon olarak tamamlayan Orhan Yılmaz Doğankaya abimi ve son yarışı kazanan Serdar Kaya abimi buradan tekrar kutlarım. Şampiyon olan Brabi Faster (Fatih Gülmez, Serdar Kaya) takımını da ayrıca tebrik ederim.
Sezon boyunca payıma düşen araçlar hep sıkıntıya soktular beni. Tıpkı final yarışındaki “lanetli 5 numara” gibi. Zaten ne hikmetse sezon boyunca gittiğimiz neredeyse tüm pistlerde 5 numaralı araç sakat çıkıyor. Gökhan Türk’ün de 2 numaralı aracının lastiği patlayıp çok gerilere düşünce yarışı bitiverdi. Biz de yarış arası kahve molası verip biraz muhabbet ettik!
Muhabbete dalıp bariyerlere çarpmadan önce de virajı döndük tabii ki
Sezonun final yarışında böyle muhabbet etmek yerine liderlik için kapışmayı tercih ederdim fakat kısmet değilmiş.
Karting meraklısı varsa Beylikdüzünde bulunan ByKarting’i tavsiye etmiyorum gitmeyin yazıktır size. Pist çok güzel, çalışanlar ilgili ve güler yüzlü, kafesi vs güzel ve denize sıfır. Fakat tüm bunlar tek kelimeyle “berbat” durumda olan araçların verdiği rahatsızlığı örtemiyor. Sırf eğlenmek için gidiyor ve 3 5 tur atıp bırakırım diyorsanız bilemem ama kısa süreli de olsa bir yarış yapmak istiyorsanız elverişli bir tesis değil. Şahsen ben bir daha gitmeyi düşünmüyorum.
Hopp, virajı dönelim düzlük bitti…
Kuzenimden aldığım bir e-posta sayesinde bu güzel hikayeyi okuma fırsatı buldum. Esasen, posta kutuma gelen onlarca forward edilmiş maili okumadan silerim genelde. Çok büyük bir çoğunlukla da forward etmem. Fakat bu hikaye gerçekten hoşuma gitti ve paylaşmak istedim.
Günümüzdeki bir çok problemin temelinde, bu hikaye ile empoze edilmek istenen zihniyetin toplumumuzda sağlam bir şekilde yer edinememesi yatıyor. Tabii ki herkes bu eleştiriye dahil değil, okuduğunuz zaman anlayacaksınız zaten. Daha fazla uzatmadan hikayeyi paylaşmak istiyorum. Yazının tamamını okuyun »
Ocak 7th, 2010
Benden | etiketler:
cenneti satın almak |
2 Yorum